30 Nisan 2014 Çarşamba

Geldimi üst üste gelir

Bir önceki yazıda istenilen/hedefteki plaklarla alakalı yazacağım demiştim ama evvelsi gün elime ulaşan plaklarla alakalı yazmak istedim zira üstüste geldi hepsi :)

İlk olarak diyenardan aldığım iki plaktan gelmeyen Foo Fighters'ın son albümü Wasting Light elime ulaştı. Diyenar bence paketleme olayına biraz daha özen göstermeli zira içinde boşluklu kutulama plağa zarar verme olanağı tanıyor. Diğer boşluksuz, sert kartonlu kutulama gerçek bir direnç ekliyor plağa, kırılabilir yazısıyla falan dengeliyor tamamen.


Özellikle beklediğim bir albümdü. Açıkçası bu tarz yeni albümleri dışarıdan istemek yerine diyenarda buldukça istemek mantıklı zira fena fiyatlara gelmiyorlar.
Tam ben bunun sevinciyle plağı öpüp okşarken ofiste alt kattan seslendiler, indim bir de ne göreyim; postacı. Aslında gelmesini bekliyordum ama beni şaşırtan iki tane kutu getirmiş olmasıydı. Bir de Amazon kutusu getirmişti. "Allaaaah acaba hangisi geldi lan?!?!" diyerekten evraklara imzamı atıp kutularımı alarak odama koştum. Amazon'la ilk alışveriş maceram da bu şekilde başlamış oldu.




İçinden ne mi çıktı? THEM CROOKED VULTURES!!!



Amazon güzel kutulamış. Ben boşluklu kutu beklemiyordum ama havalı plastik falan koymuş içine, tecrübeli adamlar, temiz ulaştıracaklarına şüphem yoktu.
Son plağım ise özellikle geleceğini bildiğim ve beklediğim Demons and Wizards - Touched by the Crimson King oldu. En sevdiğim 10 albüm arasına kesin koyacağım bu harika albümü de Alman bir arkadaşımız 6 günde mi ne elime ulaştırdı. Türkiye'de bazen bu hızlara erişemiyoruz...





 Bu kardeşimizin kutulaması boşluksuz dediğim tarzdaydı. Kutu içinde plakla kutu arasına alaman market flyerları falan koymuş migroskop stayla, onlara da bir göz attım çıkartırken, dolabıma koydum sakladım onları da paylaşırım bir ara :))

Bitti mi? Bitmedi :) Dün sabah gibi de gittigidiyor siparişimden iade ettiğim plağın yerine gönderdikleri Jeff Buckley ve Pee Wee  Russell geldi. Ama onları eve getirmedim üstüste zira evdekiler kıllanacak diye korkuyorum artık. Pee Wee hususunda meraklıyım aslında, youtube'dan bile açıp dinlemedim, dinleyince sürpriz olacak bana tam bir keşif olabilir.

Bundan sonra yeni bir plak elime geçmezse hedefteki plak yazısı gelecek. Bunun haricinde Amazon'dan verdiğim son siparişler bekliyor hala, Innuendo sorun çıkartmış, birkaç güne gelir dedi müşteri temsilcisi. Bekliyoruz ve onun dışında ucuzladığını görünce iyice kendimi kaybedip bir Türkiye'ye Kindle getirtme olayına girdim. Onla alakalı da yazarız.






27 Nisan 2014 Pazar

Plak Mevzuları

Geldik benim için bu mevzunun en keyifli kısmına. Dediğim gibi; biraz daha hesapsız param olsa herhalde sürekli bu işle uğraşarak dünyanın en mutlu insanı olabilirim. Parası olanlar nasıl mutlu olamıyor anlamıyorum :)

Plak hususunda ilk adımım pikap ve amfiyi aldığımda gittigidiyor'dan Queen plakları aramak oldu. Orada bir arkadaşımız 4 plak alana 5.si de benden gibi bir şey yazmış, plak kondisyonları güzel gözüküyordu, mesaj attım, şunu şunu alırsam bu beleş olur mu dedim, ok dedi, bir Sheer Heart Attack, bir A Night at The Opera, bir Queen I ve bir adet Queen II albümünün yanında bir de A Day at The Races ekleyip siparişimi verdim. Bu işlem bana 9 taksitle 180 TL'ye patladı. Muhtemelen plakçıdan alsam en az 200TL olurdu, Amazon'dan da hesapladım 250 TL falan yapıyor sıfırları kargoyla birlikte, o yüzden güzel bir alışveriş oldu diyebilirim. Sheer Heart Attack bu plaklar içinde en iyi kondisyonlusu çıktı, harika gerçekten. A Night at the Opera sıkıntılı oldu, bariz bir şekilde Bohemian Rhapsody dinlenmekten cılkı çıkartılmıştı, satıcıyla temasa geçtim durumu anlattım, hemen gönder yerine başka bir şey verelim ya da iade yapalım dedi, baktım sattıkları arasında Jeff Buckley'in Live at Sin-e plağı var, discogs'tan baktım öyle çok bulunan ucuz bir albüm değil, hem de Jeff Buckley'in bir albümünü edinmek istiyordum, dedim hacı onu gönder, dedi bir tane daha seç 35TL'ye kadar onu da göndereyim, bir de yanına Pee Wee Russell'ın We're in the Money albümünü ver dedim değişiklik olsun caz felam, bakalım bu hafta içi onları da gönderir.

İlk etap plak alışverişim bu şekilde bitti sayılır. Bu abiyle muhabbeti koyup indirimli bir şekilde alışveriş yapabilirim sanırım. Adam çok ilgilendi hakikaten.

İkinci hedefim Amazon ve Ebay oldu zira gittigidiyor tam bir çakal sofrası. Çok net söylüyorum; discogs'ta 3 dolarlık plakları 40 liradan çakma hevesinde hepsi. Tamam bunun kargosu boku püsürü var da, çoklu alım yapıyorsun zaten oradan, fiyatlar çok düşük gene ve sen kat kat yukarısına satmaya çalışıyorsun. Bu adam yemek tek kelimeyle.

Benim plak konusunda öncelikli planım çok sevdiğim albümleri toplamak üzerine. Mümkün mertebe sıfır plaklar istiyorum zira bunları dinlemek istiyorum güzel bir şekilde. O sebepten Amazon'a daldım bir hevesle. Hemen Queens of the Stone Age'in son albümü ...Like Clockwork ve Them Crooked Vultures'ın aynı isimli albümünün siparişini verdim. Bu ikisinin kargo dahil maliyeti 125 TL oldu. Bu sefer taksit yok doğal olarak. Aslında bir kredi kartı da çıkıp yurtdışı alışverişlere taksit yapsa çok harika bir iş yapmış olur. Neyse. 125 TL fazla gibi gözükse de TCV'ın albümü genel olarak piyasada bulunamayan bir albüm ve bulunsa da eminim 70-80'den aşağı çakmazlar, aynısı QOTSA albümü için de geçerli, 66TL D&R'daki fiyatı ki alınabilir bir fiyatta aslında. Diyenar uygun veriyor genel olarak fiyatı. Bu iki albümü hemen paketleyip kargoya verdi Amazon ama plaklar teee Amerikanyadan geliyor, biraz uzun sürüyor geliş süreci öyle gözüküyor ve takip nosu yok bu bir sıkıntı. Bir 10 güne gelirler diye tahmin ediyorum.

Amazon'da bunları yaparken diğer yandan Ebay'i kesmeye başladım. Ebay'de öncelikli hedefim QOTSA'in Songs For the Deaf albümüydü, 16 eurodan başlayan açık arttırma 31 euro seviyelerine ulaşınca bıraktım zira eminim yeni baskılar falan gelir bir süre sonra. Bu açık arttırma meselesi heyecanlı ama gıcık bir mevzu. Sürekli takip et fiyat arttır falan, ı ıh sıkıcı. Diğer taraftan daha kolay bir açık arttırma beni bekliyordu; Demons and Wizards'ın Touched by the Crimson King albümü 20 euro'dan benim oldu. Tek teklif benden oldu. O da ülke sınırlarına girmiş ve bu hafta gelir sanırım. Bu albümü çok istiyordum gerçekten ve zor bulunur bir albüm olduğunu düşünüyorum Türkiye'de.

Ve çok istediğim plakları alma serimi diyenar siparişimle bitiriyordum bir süreliğine; buradan da Metallica'nın debut albümü Kill'em All; ki benim en beğendiğim Thrash Metal albümlerindendir ve benim bu türde dinlediğim ilk albüm sayılabilir, ve Foo Fighters'ın son albümü Wasting Light oldu. Toplamda maliyeti 83,50TL ve 9 taksitti. Piyasanın altında olduğundan bir dal aldım hemen. Kill'em All geçen hafta geldi, diğer plak sanırım yarın elime ulaşacak ^^.

Ve 2 gün önce dayanamadım gene discogs'ta takılırken Black Sabbath'ın iki harika albümüne denk geldim, Mob Rules ve Heaven and Hell kargo dahil 24 pound falan oluyordu, İngiltere Londra'lı Simon isimli kardeşime mesaj attım, dedim 20 pound yap ikisini alayım, ok verdi ödemeyi açtı, ödemeyi yaptım, onları da bugün kargoya vermiş, Ebay örneği düşünülünce haftaya gelir plaklar diye tahmin ediyorum. Çok öncelikli plaklar değildi ama sevdiğim albümlerdi, keyifle dinleyeceğimi düşünüyorum ve nadirkitap'ta sadece Mob Rules'un 42TL, HaH'in 50TL'ye satıldığını belirteyim.

Ve dün gece dayanamadım ve Amazon'da gezerken gene birkaç şey ekledim, tam alıp almama arasında gidip geliyordum ki deneme için proceed tuşuna basayım derken kendimi bir anda siparişiniz alındı sayfasında buldum. Cidden niyetim o değildi ama bilinçaltım sanırım bana oyun oynadı. İptal edebilirdim, hala edebilirim bir kısmını ama istemiyorum :) Bu siparişte de ilk aldığım partide sıkıntılı çıkan Queen'den A Night at the Opera ve Türkiye'de kopyasını bulmanın biraz zor olduğuna inandığım Innuendo albümünü, Jeff Buckley'den öncelikli hedeflerim arasında olan Grace'i ve çok sevgili Norah Jones'un Come Away With Me'sini istedim. Bunlar da kargo dahil 200TL yapıyor. 50şer liraya geliyor ki sadece CAWM'nin piyasada 90TL civarına çakıldığını belirteyim. Innuendo zaten allaha emanet, Grace de CAWM muhabbeti devam ediyor. Çok üstüste harcamalar oldu ama kendimi bu isteklerin tamamlanmasına mecbur hissediyorum.

Gelelim sonuca; toplamda 750TL verdim sanırım plaklara. Şimdi hesaplayınca fazla geldi amk :) Bu paraya toplamda 17 albüm almış oldum. 45'er liraya falan geliyor tanesi ki Amazon'dan buraya kargo biraz daha düşük olsa kampanya falan, harika fiyatlara plaklar gelir ve buradaki piyasa da biraz soğur zira çok çakal herkes.

Çok masraflı bir iş bu plak meselesi. Ama aşırı zevkli. Alternatifler arasında seçim yapmak, ucuzunu bulmak, yeri geldiğinde pazarlık yapmak, kargoları beklemek falan. Demiştim ya, biraz daha param olsa beni tutamazsınız anasını satayım. Ama şu toplamam gerekenleri topladıktan sonra daha seçici, daha ince eleyip sık dokuyan birisi olacağıma inanıyorum. Ciddi bir arşiv yapacağım, eminim. Bir de bu plakları en az ederine elimden çıkartırım yarın bu işten vazgeçsem. O yüzden çok da dert etmiyorum, ev, dolar, repo almaktan farkı yok benim için. Hem de bunlar yanında güzel müzik dinlemiş oluyorum.

Bunlarla alakalı foto vs. daha geniş bir zamanda özenle çekilip gene buradan paylaşılacak. Şimdi uğraşamadım :) Bundan sonraki yazıda bundan sonra hedefimde olan albümleri ekleyeceğim ki orada gerçekten güzel parçalar var ve ele geçirilmeyi bekliyorlar. Gotta Catch'em All!!!

26 Nisan 2014 Cumartesi

Başlangıç

Blogların ilk yazıları hep kötü yazılar olmak zorunda sanırım. Benim bundan öncekilerin hepsi böyleydi çünkü. Hazırlıksızsındır, aslında ne yazacağını daha tam olarak belirlememişsindir ve bir şeyler yazmak zorunda hissedersin kendini. Yaratmak sıkıntılı bir süreç, ama bu blogda genel olarak yaratmakla alakalı bir şeyler olmayacağı için genel olarak rahatım.

Bu blogu açmaya karar vermeden önce sadece mserdark'ın pikaplar ve plaklarla alakalı yazılarına göz gezdirdim. Onun haricinde bir tane blog bile gezmedim. Eminim ki benzer formatta yüzlerce blog vardır ve içlerinde onlarcası başarılıdır. Benim başarılı olmak gibi bir gayem yok, sadece ilgilendiğim şeyin bir nevi günlüğünü tutmak, ilgimi canlı kılmak, belki takip edenlerle bir şeyler paylaşmak amacım olabilir.

Özellikle kendim için yazıyorum zira geriye dönüp yazdıklarımı okuduğum zaman hem geçmişi anıyorum, hem de kimi zaman oldukça keyif alıyorum ben. Unutmamak için yazmak gerek, bunu az yapıyoruz.

Twitter'da da yazdım; blogun genel amacı plaklar, istenenler, hedeflenenler, alınanlar, alma süreçleri, yurtdışından plak getirmek, alınan albümlerin izlenimleri, yeni keşfedilenler vs. gibi çeşitlenecek konular. Muhtemelen kişisel şeyler de yazarım ama kafama esmesi gerek.

İlk yazının şerefine 10 gün kadar önce aldığım pikap-amfi-kulaküstü kulaklık setimin birkaç özensiz fotosunu paylaşıcam. Sonra daha ayrıntılı fotolar, incelemeler gelebilir.

Özetle setim;

1 ad. Pioneer PL-960 Turntable
1 ad. Sony TA-333 Amfi
1 ad. Marshall Major 4090622 Pitch Black Control Talk Kulaküstü Kulaklık



tan oluşmakta.

Hoparlör almayı tercih etmedim ilk etapta zira evde yüksek sesle müzik dinleme olanağı çok yok, kulaklık takıp kendi halinde yüksek sesle takılmak çok daha makul şu anda, ama ilerde kaliteli bir çift hoparlör edinebilirim.

Benim için aslında pikap mevzuu plak edinmek için bir araç, o yüzden çok da üzerinde durmayacağım. Plaklar hususuna da yavaştan yavaştan ilerleyen günlerde başlarım herhalde ki en keyifli ve en cep yakan kısım orası aslında.